Ameliyatsız Çözümler

Dolgu

Yaşlanma ile birlikte yüzümüzde ne gibi
değişiklikler oluşur?

Yaşlanma ile birlikte, yüzümüzde ince ve derin kırışıklıklar, sarkmalar oluşur. Bunun sebepleri arasında, yer çekimi etkisi, güneş ışınları, ultraviole, her gün yüzlerce kez yaptığımız gülme, kaş çatma, gözlerimizi kısma gibi mimik hareketlerimiz ve sigara gibi olumsuz dış etkenlere maruz kalmak sayılabilir. Zamanla deri içinde var olan ve cildimizin daha diri, genç görünmesine neden olan hyaluronik asit gibi maddelerde de azalma meydana gelir. Bunun sonucunda dudak çevremizde, ağız çevremizde, göz kenarlarımızda (kaz ayağı), alnımızda ve her iki burun kanadından ağız köşelerine inen (nazolabial oluk) derin veya ince kırışıklıklar oluşur.

Dolgu malzemeleri nelerdir?

Yüzümüzde sarkma sonucu oluşan çizgilerin ve derin kırışıklıkların, yaşlanmaya bağlı oluşan çökmelerin (göz altında, yanaklarda vb.), ciltteki bazı çukur bölgelerin (yara izi, sivilce izleri gibi) doldurulması ve dolgunluk sağlanması; bazen de kontür düzeltilmesi (dudakların daha canlı kıvrımlı ve dolgun görünmesi gibi) amacıyla cilt altında kullanılan malzemelere dolgu malzemeleri denir. Bunlar, çok çeşitli kimyasal maddelerden üretilen ve piyasaya sunulan ürünlerdir. Fakat yabancı maddelerin vücut içine enjekte edilmesi pek çok sakınca doğurabileceğinden, birkaç çok güvenilir ürün dışında (hyalüronik asit türevleri gibi) tercih edilmezler. Artefill (artecoll), FDA onaylı, kollajen içinde polymethylmethacrylate (PMMA) süspansiyonu olan bir dolgu maddesi ; Sculptra içinde poly-L-lactic acid bulunduran, FDA onaylı, uzun süreli etkili bir dolgu maddesi; Radiesse, içinde aktif dolgu maddesi olarak calcium hydroxylapatite bulunduran ve yine FDA onaylı , günümüzde kullanılan güvenilir dolgu malzemelerindendir.

Bu dolgu malzemelerine ek olarak Cosmoderm, (anestezik madde içeren bio mühendislik ürünü insan kollagen dokusu); Evolence, (domuz tendonlarından elde edilen kollajen dolgusu); sığır kollajeni içeren Zyderm ve Zyplast gibi biolojik kökenli dolgu malzemeleri var ama bu ürünler ülkemizde şu anda kullanılmamakta.

Dolgu malzemeleri sadece yüz için mi kullanılır?

Genellikle yüzde kontur sağlamak için kullanılır. Dudak kıvrımlarının ve çene uçunun belirginleştirilmesi, alın bombeliğinin arttırılması, elmacık kemiklerinin dolgunlaştırılması için biyolojik, geçici, yarı kalıcı ve kalıcı dolgu malzemeleri kullanılabilir. Dolgu malzemelerinin kullanım alanları her ne kadar daha çok yüz çevresi de olsa, vücutta meme ve kalça büyütme/şekillendirme amacıyla kullanımları son yıllarda artmıştır fakat güvenilirlikleri tartışmalıdır. Ayrıca akne skarlarının iyileştirilmesi, çöküntülerin giderilmesi, selülit gamzelerinin ve vücuttaki bazı izlerin daha azaltılması için dolgu malzemeleri kullanılmakta.

Dolgu malzemelerinin kullanılması için bir yaş sınır var mı ?

Kozmetik amaçlı dolgu kullanımı 18 alt yaş sınır ile sınırlandırılmıştır. Bu yaş altındaki kişilere estetik amaçlı dolgu maddeleri uygulamamak gerekir.

Dolgu maddeleri genel olarak nasıl sınıflandırılır?

Dolgu maddeleri vücuttan elde edilenler (yağ, doku kokteyli, kıkırdak dokusu gibi) ve yabancı maddeler olmak üzere genel olarak ikiye ayrılabilir. Yabancı maddeler kalıcı ve etkinliği geçici olmak üzere ikiye ayrılabilir. Enjekte edilebilen ve geçici olanlar arasında dikiş materyalleri (poly-L-lactic acid) jelatin tozu, sığır kollajeni (zyderm, zyplast), polymethylmethacrylate (PMMA), hyaluronik asit sayılabilir. Bunların vücutta kalıcılık süreleri birbirinden çok farklıdır. Bir de kalıcı implant dolguları var ki bunlar silikon parçacıkları bulunan dolgu materyalleri, gore tex ve solid silikondur; burun, dudak içine cerrahi yapılarak yerleştirilebilir ve kalıcı etki sağlar. Vücuda yabancı maddeler olduğundan reddedilme ve enfeksiyon riskleri çok daha yüksektir ve asla tercih edilmemelidir.

Bu maddelerin tümü güvenli olarak kullanılabilir mi?

Hayır. Sıvı silikon enjeksiyonlarından sonra aşırı derecede alerjik reaksiyonlar, doku deformasyonları görülmekte ve damar içine karışarak ölüme sebebiyet verdiği bilinmektedir. Ciltte harabiyet ve yara açılmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle silikon enjeksiyonları artık kullanılmamaktadır. Silikon parçacıkları olan enjeksiyonlardan sonra suni bir görünüm oluşmakta ve cilt altında şekil bozuklukları oluşabilmektedir. Diğer sentetik dolgu malzemeleri, uygulandıktan sonra enfeksiyona ya da oluşturduğu alerjik reaksiyona bağlı olarak kalıcı doku hasarı, deformasyon ve ciltte renk değişiklerine yol açabilir bu yüzden de dudak için kullanılan solid silikon protezlerden yada burun şekillendirmek için kullanılan gore tex maddesinden uzak duruyoruz.

Meme ve kalça büyütmede kullanılan Aquafilling dolgu maddesi güvenli midir?

Enjekte edilebilen poliakrilamid hidrojel içeren bu dolgu maddesi, hidrofilik yani su tutucu özelliğe sahiptir ve üretildiği form ve konsantrasyona göre, hacminin 3-400 hatta  bazı yayınlara göre 800 katı sıvıyı çekerek hacim/dolgu sağlar. Bu madenin klinik araştırmaları henüz tam olarak tamamlanmamıştır ve FDA onayı yoktur. Memedeki büyütme amaçlı kullanımlarında, memeye çok fazla hacim gerekli değilse ve hafif dolgunluk gerekiyorsa bu madde kullanılabilir. 250-300 cc kadar hacim artışı isteyen memelerde kesinlikle silikon protezler tercih edilmeli. Meme dokusunda hangi reaksiyonları başlatabileceği bilinmeyen, kanser oluşumunu tetikleme tehlikesi bile olabilen ve tam olarak araştırılmamış bu maddelerin kullanımından şimdilik kaçınmak yada kısıtlı kullanmak gerek.

Hangi dolgu maddelerine karşı alerji olabilir?

Hyaluronik asit, polimetil metakrilat, poli L laktik asit, kalsiyum hidroksi apatit günümüzde sık ve güvenle kullanılan ana dolgu malzemeleridir. Bunların alerji oluşturma riski yok denecek kadar azdır. Genel olarak alerji oluşturabilecek olanlar, hayvan dokularından elde edilen dolgulardır. Sığır kollejeni vücutta bir alerjik yanıt oluşturup vücut tarafından 3. haftada reddedilerek atılır. Bu reaksiyonlar sonucunda çevre dokularda şişlik oluşur ve bu şişlik hem dolgunluk sağlar hem de ciltteki kırışıklıkların 1-2 ay düzelmesine neden olur. Yani kollejen vücuda verildikten sonra yabancı bir doku gibi vücuttan reddedilip tamamiyle atılmaktadır. Vücuda uygulanmadan önce mutlaka kollajen alerji testi yapılmalıdır. En önemli dezavantajı bazı kişilerde ciddi alerjik reaksiyon oluşturması ve enjekte edildikten 2-3 ay sonra tamamiyle yok olmasıdır. Alerji testleri yapılmadan uygulanan vakalarda bağışıklık sisteminin aşırı tepkisi ile vücutta çok önemli ve hayati sonuçlar doğurabilecek reaksiyonlar gelişebilir. Bu yüzden sığır kollejeni kullanımı günümüzde kısıtlanmıştır.

Hyaluronik asit dolgu maddesi nedir?

Berrak, şeffaf bir jel şeklinde olan bu dolgu malzemesi, normalde vücutta bulunan hyaluronik asit maddesinin bioteknolojik yöntemlerle mikroorganizmalar tarafından üretilmesi ve eksikliğinde vücuda takviye gibi verilmesidir. Hyaluronik asit normalde tüm canlıların (bitkilerde, hayvanlarda ve insanlarda) bağ dokularında, kollajen lifleri arasında bulunan ve cilde dolgunluk, parlaklık ve pürüzsüzlük kazandıran polisakkarit yapıda bir bağ doku elemanıdır. Hyaluronik asitin zamanla cilt yapısı içersinde yok olması, cildin yaşlanmasındaki en önemli etkenlerden birisidir ve cildin solmasına, kırışmasına, ince ince çizgilenmesine neden olur. Bu dolgu malzemesinin cilde enjeksiyonuyla cildin parlaklığı, dolgunluğu ve elastikiyeti tekrar yerine gelir.

Bu dolgu malzemesi hangi bölgelerde uygulanır?

Dolgu malzemeleri, iki kaş arasındaki kaş çatma çizgilerinde, göz dış kenarında oluşan kaz ayağı deformitelerinde, her iki burun kanadından ağız kenarına uzanan nazolabial katlantılarda , ağız etrafındaki ince kırışıklıklarda ve ağız köşelerinden aşağı doğru uzanan çizgilenmelerde, dudak kıvrımının belirginleştirilmesi ve dudağın kalınlaştırılmasında, dekolte bölgesinde, boyun ve el sırtındaki çizgilenmelerde kullanılmaktadır. İnce kırışıklıkların ve katlantıların bulunduğu bölgelerde cilt içine enjekte edilerek bu bölgelerin düzgünleşmesi ve dolgunluğu sağlanmaktadır.

Hyaluronik asit uygulamaları nerede yapılır, ne kadar sürer?

Hijyenik muayenehane şartlarında uygulanması gerekir. Dolgu malzemelerini güzellik salonlarında, estetiysen bürolarında, kuaförlerde, dolgu/botilinum toxin günü ve partilerinde ehli olmayan kişiler tarafında uygulamak kesinlikle yanlıştır, tehlikelidir. Dolgu enjeksiyonlarda lokal anestezi nadiren kullanılır. Cilt, alkol veya diğer bir antiseptik madde ile temizlendikten sonra çok ince uçlu kendi özel enjektörleri ile dolgu malzemesi cildin içine kırışıklıları dolduracak şekilde enjekte edilir. Enjeksiyon yerindeki hafif şişlik ve kızarıklık dışında herhangi bir yan etkisi olmaksızın işlem yaklaşık 15-20 dakika içinde uygulanır.

Dolgu uygulamaları sonrasında enjekte edilen maddeyi deri altında hissedebilir miyim?

Hyaluronik asit gibi vücut içinde metabolize edilerek kendiliğinden eriyen dolgular, uygulama sonrasında deride hafif bir sertlik oluşturabilir ve bu birkaç gün sürebilir. Fakat genel olarak “uygulama sonrasında dolgu maddesi hissedilmemelidir” diyebiliriz. Yarı kalıcı ve kalıcı dolgu uygulamaları sonrasında ise mercimek ya da nohut gibi ele gelebilen şişlikler, granuloma dediğimiz topaklaşmalar oluşabilir. Bu risk, yeterli olmayan kişilerin yaptığı uygulamalarda daha fazla artar.

İşlemden sonra nelere dikkat edilmeli?

Uygulama sonrasında ilk 24 saat içinde buz ya da soğuk jel uygulanması uygun olur ve olası ödem riskini azaltacaktır. Uygulama sonrası ilk birkaç saat içinde, kan basıncını artırabilecek egzersizlerin ya da ağır spor yapılması ödem ve morarma riskini artırır. Uygulamadan sonra kaliteli, toz ve ter geçirmeyen, anti alerjik ve irritan olmayan makyaj malzemeleriyle renk değişimleri (kızarma , morarma gibi) kamufle edilebilir. İğne giriş noktalarında bir iki damla kanama olabilir ve basit bir antibiyotikli pomad bu alanlara sürülebilir. Herpes virüsü taşıyan ve ara sıra dudağı uçuklayan hastalarda dikkatli olmak gerek, bu tür operasyonlardan önce bir antiviral ilaç alınması oluşabilecek uçuk ataklarının önüne geçer.

Hyaluronik asit dolgu maddesi ne kadar sıklıkla yapılmalıdır?

Bu dolgu malzemesi vücuttan yavaş bir emilimle atılır. Bu süre kullanılan ürüne göre yaklaşık 6-24 aydır. Normalde vücuttaki günlük hyaluronik asit metabolizması ile uzaklaştırdığından az bir miktarda dolgu maddesi zamanla vücuttan yavaşça temizlenir. Bu yüzden 6-18 ayda bir yenilenmesi gereken bir işlemdir. Ancak son yıllarda 18-24 aya kadar etkinliğini sürdürebilen dolgu maddeleri de kullanılmaya başlandı. Genel olarak daha kısa süreli dolgu materyalleri olarak kollajen, hyaluronik asit sayılabilirken; poli L laktik asit (sculptura) ve kalsiyum hidroksi apetit (radiesse) maddeleri uzun süreli kalıcı dolgu maddeleridir. Dünyada şu an kullanılan tek FDA onaylı kalıcı dolgu maddesi polimetil metakrilat (artefill- artecoll) maddesidir. Hangi dolgunun hastada kullanılacağı , tedavi edilen bölgeye, cildin yapısına, anatomisine, hastanın beklenti ve isteklerine ve tabii yaşam tarzına göre değişebilir.

İşlemin yan etkileri ve riskleri nelerdir?

Hyaluronik asit, vücutta doğal olarak bulunan bir madde olduğundan alerjik reaksiyon oluşturması mümkün değildir. FDA onaylıdır ve Amerika’da çok yaygın olarak kullanılmaktadır. İşlem sonrası çok hafif bir şişlik ve kızarık oluşabilir. Bu şişlik 48 saat içerinde kendiliğinden geçer. Tecrübesiz kişilerin ellerinde yapılan uygulamalarda yada istemeden de olsa kan damarlarının yaralanması ve geçici morarmalar, deri nekrozu, enfeksiyon gibi istenmeyen sonuçlar oluşabilir. Bu konuda alınabilecek en iyi tedbir, tecrübeli bir cerrah bulmaktır. Oluşabilecek düzensizlikler veya takviye edilmesi gereken yerler, işlemden sonraki ilk birkaç günde tekrar dolgu maddesi enjeksiyonuyla düzeltilebilir. Bu yüzden sosyal içerikli buluşmalar ve geniş katılımlardan birkaç gün öncesinde dolgu uygulamalarını, enjekte edilen materyallerin rütuşları olabileceği bilerek ertelemek daha mantıklı olabilir.

Dolgu uygulamalarından sonra oluşabilecek morarma olasılığını nasıl en aza indirebilirim?

Uygulamadan en az 2 hafta öncesinde aspirin, E vitamini, ibuprofen gibi antienflamatuar tedaviler (advil , naproxen), St. John’s Wort, ginko biloba, ginseng, saw palmetto, sarımsak hapı gibi kan pıhtılaşmasını engelleyebilecek ilaçlar ve bitkisel destek ürünlerin kullanımı bırakılmalı .

Hyaluronik asit dolgu maddesi hangi durumlarda uygulanmaz?

Gebelik ve emzirme dönemlerinde, konu hakkında yeterli bilgi bulunmadığı için uygulamadan kaçınılmalıdır. Ayrıca dudak çevresinde uçuk enfeksiyonlarında bu bölgeye enjeksiyon ertelenmelidir. İltihap ve alerjik reaksiyon görülen bölgelerde uygulanmamalıdır.

Likid yüz germe nedir, nasıl yapılır?

Likid yüz germe, yüzümüzde yaşlanmayla oluşan değişiklikleri ve sarkmaları, anatomik cerrahi bir pozisyon değişikliği yapmadan yani bıçak kullanmadan, dolgularla ve nörotoksinlerle kamufle edilmeye çalışılmasıdır. Alınacak olan sonuçlar kısa süreli olacaktır ve aynı etkinin devamı için işlemlerin tekrar edilmesi gerekir. Likid yüz germe avantajları olarak, yaşlanma belirtilerinin giderilmesinde çabuk sonuç alınabilmesi ve iyileşme peryodunun olmaması sayılabilir. Fakat uzun zaman içinde değerlendirildiğinde hasta tarafından ödenecek maddi bedel , yüz germe operasyonlarını geçebilir. Likid yüz germe operasyonlarında genel olarak malar bölge dediğimiz elmacık kemiklerinin dolgunlaştırılarak yüze üçgen ve çapraz bakışta genç bir hava verilmesi ; çene konturunun dolgu maddeleriyle kesintisiz ve düzgün hale getirilmesi; dudak ve çevre yapılarındaki çökme ve doku kayıplarının yerine konması; yüz ve dudak etrafındaki ince kırışıklıkların yok edilmesi için değişik dolgu malzemeleri kullanılır .Yüzdeki çökmeler, yağ ve kemik doku kayıpları, çizgilenmeler, katlantılar ve derin oluklar böylece dolgu maddeleriyle onarılır, daha genç bir görünüm sağlanır. Botilinum toxin enjeksiyonlarıyla kırışıklıklar tedavi edilir.