Makaleler

Karın Germe Operasyonu İdrar Kaçırmayı Önler mi?

Karın Germe Operasyonu İdrar Kaçırmayı Önler Mi ?

Karın germe operasyonu sonrasında elde dilen ve gözden kaçan faydalardan bir tanesi de kadınlarda  idrar kaçırmada şikayetlerinde azalma …Öksürme , hapşırma ya da gülme sırasında strese bağlı olarak idrar kaçırma şikayeti olan 250 kadına estetik amaçlı karın germe operasyonu yapılmış. Daha sonrasında, araştırmaya alınarak değerlendirme yapılan hastalar arasında yaklaşık %60 kadında bu semptomlarda azalma tespit edilirken , %40’ında bir değişiklik olmamış. Önceden sezeryan operasyonu geçilmesi bu konuda belirleyici rol oynuyor. Karın germe operasyonları sonrasında bu iyileşmenin nasıl ortaya çıktığı konusunda yeterli bir izah getirilemese de ; operasyonda karın derisinde ki germe işleminin idrar yolu şeklini düzelttiği konusunda fikirler var ..

DERİDEKİ İYİLEŞTİRİLMESİ GÜÇ İZLER YAĞ AŞILAMA ENJEKSİYONLARI İLE AZALTILABİLİR.

Yanık ve operasyonlarda ortaya çıkabilen sert, iyileştirilmesi güç ve deri şeklini bozan izler (skar dokusu diyoruz bu yapılara), kişinin kendisinden alınan ve uygulanan yağ aşılamasıyla azaltılıp yumuşatılabiliyor. İtalyada yapılan ve  kötü skara sahip 700 hastayı kapsayan bir araştırmada, daha önce tedavilere cevap vermeyen,  anormal yapıda, hareket kısıtlığına neden olan,  sertleşmiş ve ağrılı skar dokularını iyileştirmek için hastaların kendilerinden alınan  yağ dokusu enjeksiyonları yapılmış .Hem estetik görünüm hem de fonksiyon açısından yara izlerinde iyileşme gözlenmiş. Skar dokusunda yumuşama, eklemlerin hareket kabiliyetinde artış gözlenirlen, deri renginde de açılma ve normale dönüş rapor edilmiş. Yani sert ve koyu renkli iz dokusu yavaşça daha normal bir deriye dönüşüyor. Örnek vermek gerekirse yanığa bağlı yüzünde kalın bir iz tabakası olan hastalarda, yağ dokusu aşılaması sonrasında deride incelme ve buna bağlı olarak yüz hareketlerinde artış izlenmiş. Kendi yağ dokumuz içinde bol miktarda bulunan  kök hücrelerin, enjekte edildileri yerde başkalaşım geçirerek, iz dokusunu iyileştirdiği ve doku tamir mekanizmasını yeniden tetiklediği düşünülmekte.

Kaynak: http://www.ilhanserdaroglu.com