Makaleler

PLASTİK CERRAHİ MİTLERİ, DOĞRU MU YANLIŞ MI?

Plastik cerrahiyi tercih eden insanların kafasında oluşan bazı mitler, yanlış görüşler, inançlar var. Bunlar bazen kişiyi operasyondan caydırabiliyor ve hayatının dönüm noktasını, kendisine çok iyi gelecek bir operasyondan ömür boyu kaçmasına neden oluyor. Bu yazımızda bu tür yanlış inançları ele almak istedik.
Plastik cerrahi sadece kadınlar içindir.
Yanlış... 1990 lı yıllardan günümüze uzanan çizgide erkelerin plastik cerrahiye olan ilgilerini giderek arttığını görüyoruz.Bu oran neredeyse 3 katı gibi. Mesela Amerika’da bu oran %273!
Özellikle ülkemizde çok yaygınlaşan ve yurtdışından da büyük talep gören saç ekimi operasyonları erkeklerde açık ara en fazla uygulanan operasyonlar. Ağrısız acısız ve çok kolay bir operasyon dönemi ihtiva eden, komplikasyonu yok denecek kadar az olan bu operasyonları liposakşın ve burun operasyonları takip ediyor.
Plastik cerrahi pahalı bir cerrahidir.
Yanlış…Sağlıklı ve belirli bir gelir grubunda olan kişiler için plastik cerrahi artık bir lüks olarak algılanmıyor. Aslında plastik cerrahi operasyonlara vereceğiniz ücret, yıllarca azar azar ama devamlı harcayarak elde edebileceğiniz cerrahi olmayan işlemlerin toplamına göre çok daha az; alacağınız sonuç ise çok daha etkili. Yani işin ucuzuna kaçacak karda zengin değilsiniz ve paranızı verimli kullanmanız gerek! Ayrıca teknoloji sayesinde pek çok cerrahi olmayan işlem günümüzde daha uygun fiyatlarla yapılabiliyor. Örneğin bundan 10 yıl öncesine baktığımızda saç ekimi, lazer epilasyon ve botilinum toksin uygulamaları çok daha ucuzlamış durumda.
Plastik cerrahi operasyonlarında ve saç ekiminde iz kalır.
Kısmen yanlış ve abartılı bir söylem..Saç ekiminde kullanılan FUE tekniği, saç alınan yerde artık hemen hiç iz kalmadan saç alınmasını sağlıyor.Yurt dışında halen çok kullanılan FUT tekniğinde oluşan ve göze çarpan ensedeki yara izi artık yok.
Plastik cerrahlar yaptıkları operasyonlarda izlerin en az olabilmesi ve vücudun değişik yerlerine gizlenerek daha az fark edilir hale getirilmesi için özel eğitim almış profesyonellerdir. Bunları medikal estetikçiler ya da diğer branşlardaki doktorları bilmezler. Örneğin meme operasyonlarında izler meme katlantısı altına, koltukaltı ya da meme başına; yüz germe operasyonlarında kulak memesi, kulak arkası ve saç çizgisi içine; karın germede bikini içine gizlenir.
Liposakşın(yağ emme)=Kilo verme
Yanlış… Hastalar liposakşını kalıcı kilo vermenin bir yolu olarak görebiliyor.Fakat şu bilinmeli ki liposakşın ve kilo verme aynı şey değil. Liposakşın sayesinde yağlar vücut dışına alınarak kişiye kontur verilebilir; ama hasta yemek yemesini kontrol etmez ve kilo alırsa tekrar yağ kazanır ve vücudun değişik yerlerinde birikim olabilir. Liposakşın sonrası devamlı egzersiz yapılması karın içi yağlanmayı azaltır ve göbek oluşumunu engeller.
Plastik cerrahi, medikal estetik uzmanlığıyla aynı uzmanlık dalıdır.
Hayır tamamen yanlış... Plastik ve Rekonstrüktif cerrahi, ülkemiz tıp fakültelerinde ve eğitim hastanelerinde, tıp fakültesi mezuniyeti sonrası sınavla kazanan kişilere eğitimi verilen ve 6 yıl süren bir tıpta uzmanlık dalıdır. Plastik ve Rekonstrüktif cerrahi sadece estetik operasyonlarla ilgilenmez, açık yara tamiri, doğumsal anomaliler, yaralanmalar, doku ve organ replantasyonları gibi pek çok ve geniş bir cerrahi uygulama alanında özveriyle hizmet veren bir bilim dalıdır..
Ülkemizde ‘Medikal Estetik Uzmanlığı’ veya ‘medikal estetik doktoru’ diye bir uzmanlık yoktur, Tıp fakültelerinde böyle bir eğitim verilmez ve yasal değildir. Tıpta Uzmanlık Kurulu ve Yüksek Öğretim Kurumunun ‘Medikal Estetik Uzmanı’ yetiştirmeye yönelik eğitim ve uygulaması da yoktur. Ancak geçmişte bu amaçla uygulanan 2 haftalık ‘sertifika programları’ ile tıp doktorlarına bu unvanlar verilmiş, mahkeme kararı ile sertifika için bu tür eğitim uygulamaları iptal edilmiştir. Sertifika programı ya da kurslar sonrasında, uzmanmış gibi davranarak hastalara farklı girişimleri uygulayan hekimler öncelikle hastayı etraflı bir biçimde değerlendirecek ve tedavi alternatifleri sunacak veya komplikasyonları ile baş edecek birikim ve eğitimden yoksundurlar.
Bütün botoxlar aynıdır.
Hayır değildir… ”Botox” bir ticari isimdir ve içinde bulunan etken madde botilinum toksin adı verilen ve kaslarda geçici ve kontrollü işlev yitimini sağlayan bir ilaçtır. Aynı etken maddeye sahip başka ilaçlar da vardır. Diğer markalar olarak Dysport ve Xeomin sayılabilir.
Meme büyütme için kullanılan silikon protezler sağlıklı değildir, meme emzirmeyi etkiler.
Yanlış … Amerikan FDA yiyecek ve ilaç dairesi tarafında yapılan sıkı araştırma,denetim ve kontrollerde sağlığı tehdit eden hiçbir unsur bulunamadı .Halen bütün dünyada silikon protezlerin kanserle ve diğer hastalıklarla ilişkisi konusunda bilgi toplanmaya devam ediyor. Silikon meme protezleriyle meme kanseri arasında bir ilişki de tespit edilemedi.
Meme büyütme operasyonlarındaki cerrahi izlere ve yapılan kesilere bağlı olarak dokular ve süt üreten salgı bezleri etkilenebilmekte. Fakat halen meme protezi operasyonu geçiren kadınların hemen hepsi doğum sonrası süt veriyor ve bebeğini emzirmekte. Meme sütüne geçen silikon miktarını belirleyen kesin bir test yok ama protezli anneden doğan bebeklerde henüz herhangi bir değişiklik/anormallik tespit edilemedi .
Plastik cerrahi çok risklidir.
Yanlış.. .Diğer cerrahiler gibi plastik cerrahi de tabii ki bazı komplikasyon riskleri taşır. Ama operasyon tecrübeli ve güvenli ellerde yapıldıysa, verdiğiniz emeğin karşılığını fazlasıyla alacağınız hemen hemen kesindir. Bu tür operasyonları ya da cerrahi olmayan işlemleri kendinize yaptırmadan önce TÜRK PLASTİK VE REKONSTRÜKTİF CERRAHİ DERNEĞİ web sayfasına (http://www.plastikcerrahi.org.tr) girerek sertifikalı hekimleri bulmalı ve onları tercih etmelisiniz.
Plastik cerrahi, sadece nasıl göründüğünüz meselesidir.
Hayır… Plastik cerrahlara başvuran pek çok tüketici, nasıl göründüklerinin ötesinde yaptıracakları operasyonun aslında total sağlıklı ve iyi olma haliyle de (well being) alakalı olduğunu düşünmekte.Fakat bu operasyonlardan mükemmeli beklemek haksızlıktır. Aslında operasyon sonrasında ortalama hasta grubu kendini daha sağlıklı, öz güveni artmış ve daha az endişeli hissediyor. Yurt dışında hastaların yaklaşık %88’i gerçekçi beklentilerle cerrahına başvuruyorken ülkemizde bu oran düşük ve hasta beklentiler çok yüksek.

Kaynak: http://www.ilhanserdaroglu.com