Makaleler

Saç Klonlama:Saç ekimi tarihe mi karışıyor?

Klonlama,  kelime anlamı olarak genetik olarak birbirinin aynısı canlıların üretilmesidir. İlk klon canlı olarak bilinen koyun "dolly" klonlanmasında, normal koyun vücut hücrelerinden birisi alınarak çekirdeğindeki genetik materyal, daha önce genetik materyali çıkarılan bir koyun yumurta hücresine nakledilmiş ve kimyasal/elektriksel  uyarılarla yumurta hücresinde bölünme yeni zigot oluşumu başlatılmıştır. Klonlanmış olan embriyo, hücre bölünmeleri ile belli bir büyüklüğe eriştiğinde ise koyun rahmine transfer edilerek burada büyüme ve gelişmesini tamamlaması sağlanmıştır.

Genetik mühendislikte ise yapılmaya çalışılan şey, klonlamadan farklı olarak saç dökülmesine ya da başka bir rahatsızlığa neden olan genin bulunup tespit edildikten sonra bu gendeki bozukluğun tamir edilmesi ve replike edilerek  tekrar hücre içine sokulmasıdır.

Saç klonlama modelleri:

Saç kökleri basitçe kültürlenip çoğaltılamayacak kadar komplike yapıya sahiptirler. Ayrıca bir koyun gibi bütün yapıda bir organizma olmadıklarından vücut içinde ya da dışında klonlanmaları oldukça güçtür. Dr. Amanda Reynolds tarafından ABD de yapılan bir çalışmada insan kıl foliküllerinin alt kısmında yer alan dermal kılıf hücreleri, bir kişiden alınıp diğer bir kişiye enjekte edildiğinde, yeni saç hücrelerinin oluşumunu lokal olarak etkileşime geçerek sağlayabildikleri gösterilmiştir. Bu işlem gerçek bir klonlama olmasa da dermal kılıf hücreleri bir deney laboratuarında, petri kapları içinde üretilip çoğaltılarak başka bir kişiye enjekte edilebildikleri  ve terminal  (olgun) kıl kökü oluşumunu başlatabildikleri gösterilmiştir. Bu saç indüksiyon modeli şu anda üzerinde en yoğunlaşılan ve bize yeni ufuklar açabilecek modeldir.

Bu çalışmadaki önemli noktalardan birisi de dermal kılıf hücrelerinin bir erkekten alınmasına karşılık, enjeksiyon bir kadına yapılmıştır ve saç kökleri oluşumu meydana gelmiştir. Yani iki farklı insan arasında bir hücre transferi yapılmasına karşın doku reddedilmesi gibi bir olguyla karşılaşılmamıştır. Bu da bir bakıma saç kökü dermal kılıf hücrelerinin, vücudumuzdaki kıkırdak dokusu gibi bağışıklıktan muaf bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.Kişiden kişiye transfer, özellikle total saç yokluğunun olduğu nadir durumlarda kurtarıcı bir prosedür olarak karşımıza yeni ufuklar açmıştır.Ama zaten genetik tipte saç dökülmelerinde her zaman ense kısmında verici bir alan olduğundan, dermal kılıf hücreleri için ömür boyu kişinin kendi vücudunda yer alan bir doğal rezerv mutlaka olacaktır.

Dikkat çeken bir önemli husus da kişiden kişiye transfer durumlarında oluşan saç kılı yapısı, verici kişinin özelliklerinden çok,  transfer edilen ve saçları olmayan kel kişinin bizzat kendi saç özelliklerine daha çok benzemesi ve alıcı kişinin orijinal saçlarını taklit ederek çıkmasıdır. Bu olgu kozmetik sonucu son derece desteklemektedir.

Yapılan bu deneysel çalışmada en sevindirici nokta, dermal kılıf hücrelerinin fibroblast yapısında olmasıdır. Çünkü  fibroblast hücreleri  bilindiği gibi kültür  üretimi en kolay olan dermal hücrelerdir. Yani kişi kendi vücudundaki bir tek kıl folikülünden bile pek çok sayıda kıl kökü üretebilecek dermal kök hücre kültürüne  sahip olabilir. Bu sonsuz  hücre kültürü implantasyonu ile hasta saçsızlık sorunundan kurtulmuş olacaktır.

Hala gidilmesi gerekli uzun bir yol var:

Saç klonlanmasında hala önümüzde duran önemli bir problemler yumağı mevcut.  İlk olarak dermal foliküler bileşimler arasında en uygun kültür hücrelerin seçilmesi:  Yukarıdaki deneyde (Reynolds/Jahoda deneyi)  bahsedilen kılıf hücrelerinin elde edilmesinin  zor olması yanı sıra muhtemelen en iyi kalitede saç kılı oluşturma potansiyelleri de düşük olarak saptanmıştır. İkinci konu seçilen hücre elemanlarının vücut dışında yani in vitro olarak üretilmesinde yaşanacak zorluklardır.Bir diğer problem hücrelerin gelişimi aşamasında, onları bir arada ve düzgün bir dizilimde tutacak olan bir hücre matrix yapısına olan ihtiyaçtır. Son olarak da oluşturulan bu hücre kültürünün alıcı kişiye enjekte edilebilmesi ve sonuçta sürekli ve düzgün bir şekilde, kaliteli saç kıllarının kafa derisinden çıkışını sağlamaktır. Günümüzde yapılan mükemmele yakın sonuçlar aldığımız saç nakillerinin aksine enjekte edilen hücre kültürü ile istenilen  doğal saç çıkış yönünde saçların uzaması henüz garanti edilemez. İstenilen dokunuş, renk ve kalınlıkta saçların çıkacağı ve uzayabileceği de henüz garanti edilememiştir. Yani geleneksel saç nakillerinden sonra saç sıklaştırma için bile olsa böyle bir enjeksiyon yaptığımızda çıkabilecek saç köklerinin yeterince kalınlıkta ve uzunlukta olabileceğini bilmiyoruz. Bilinemeyen bir konu da hücre kültürü enjeksiyonu ile çıkan saçların  normalde döküldükten sonra ikinci bir kez çıkıp çıkmayacağıdır. (Normal olarak saç kıllarının 2-6 yıllık bir ömürleri vardır.  Saçlarımız döküldükten sonra 3 aylık bir dinlenme ve ara peryodunu takiben saç kılı kökü tekrar saç üretmeye başlar ve bu döngü ömrümüz boyunca sürer).Yani bu saçların normal bir yaşam döngüleri var mıdır bunu da bilemiyoruz henüz.

En önemli teknik problemlerin başında ise hücre kültüründeki dermal kök hücrelerin gelişme aşamasında zamanla saç kılı hücresine değil de tekrar  normal fibroblasta dönüştüklerinin gözlemlenmesi gelmektedir. Uygun bir medya kültür ortamının  hazırlanarak, tüm kültüre edilmiş hücrelerin saç kılı üretecek şekilde gelişimini  ve değişimini sağlamak, başkalaşımlarını bu yöne kanalize etmek, en önemli problem gibi durmaktadır.

Uzak bir ihtimal gibi dursa da saç çıkışını tetikleyen bu hücrelerin ileride tümoral oluşumlara ya da kötü huylu malin oluşumlara yol açabileceği olasılığı akılda tutulmalıdır.

Tüm bu zorluklar ve problemler aşıldıktan sonra dahi FDA (U.S. Food and Drug Administration) onayının alınarak bu işlemin rutin uygulamaya geçmesi, yıllar sürecek  güvenlik ve etkinlik çalışmalarına, üç aşamalı klinik testlere ve kontrollü deneylere bağlı olacaktır. Saç klonlanması işlemi  halen çalışma aşamasında olan ve yakın zamanda elde edilen başarılı sonuçlara rağmen henüz mükemmelliğe uzak bir model olarak karşımızda duruyor. Yani önümüzde saç ekimini terk etmek ve saç klonlaması ile kelliğin çözümü için halen uzun bir süre mevcut gibi görünmektedir.

Kaynak: http://www.ilhanserdaroglu.com